Tarihçemiz

Tarihçemiz

1923

1930'lar

1940'lar

1950'ler

1960'lar

1970'ler

1980'ler

1990'lar

2000 ve 2009

2010 ve 2014

2015 ve sonrası

1923 ve Cumhuriyet

Eyüp Sabri, günümüzde Bosna Hersek içinde özerk bir statüde bulunan Sırp Cumhuriyeti'nin fiili başkenti Banja Luka'da 1898'de doğdu.

Babası Süleyman Ağa, 1908'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Bosna'yı ilhak etmesi üzerine ailesi ile İstanbul'a daha sonra da İnegöl'e gelir. 1913'te kısa bir süre tarımla uğraşsa da arzu ettiği sonuçları alamayarak evinin altında bir bakkal dükkânı açmaya karar verir. Fakat bu kez de sağlığı elvermemiş ve vefat etmiştir.

Ailenin bütün yükü artık ergen yaşlarındaki Eyüp Sabri Bey’in omuzlarındadır. Komşuları Hilmi Bey'in yönlendirmesi ile devrin zincir mağazaları manifaturacı Abranosyanların yanına çırak olarak girer. Gerek babasının bakkaliyesinde ve gerekse Abranosyan'ın dükkanında ticaret adına öğrendikleri geri kalan yaşamında önünü açacaktır. 1916 yılında İnegöl bedesteni içinde küçük bir dükkân kiralayarak o da manifaturacılık yapsa bile bu kez de Bursa'nın işgale uğraması üzerine orduya katılır. Kurtuluş Savaşı'nda er olarak verdiği hizmet karşılığında, 1926 tarihli İstiklal Madalyası Kanunu ile İstiklal Madalyası'na hak kazanır.

Savaş bitmiştir ve hayat devam etmektedir. Eyüp Sabri Bey,1923'te İnegöl'de yeniden ticarete atılır. Aynı yıl 29 Ekim'de oğlu Sabahattin de dünyaya gelir. Ailesi de işleri de büyümektedir, kendisi için yeni bir başlangıcın tam zamanıdır. Baba evini satıp Türkiye Cumhuriyeti'nin yükselen değeri Ankara'nın yolunu tutar. 1923 yılında yeni yapılanan ve nüfuslanan başkentte "bonmarşe" olarak tanımlanan perakende satış mağazasını açar. Bu ilk mağaza Anafartlar Caddesi 50C numaralı sokaktadır. Mustafa Kemal Paşa'nın çocukluk ve silah arkadaşı Nuri (Conker) Bey'e ait binanın yapımı 1923'te tamamlanmış ve Sakarya Apartmanı olarak adlandırılmıştır.

Eyüp Sabri Bey'in adıyla anılan mağazası bir ailenin ihtiyaç duyacağı zengin bir ürün yelpazesi sunar. Bu dönemde ana faaliyet kolu olan ısmarlama gömlekçilik ile şapka, atkı, mendil, çorap, kösele ve deri valiz, el çantası, şemsiye gibi ürünlerin satış faaliyetleri yürütülmektedir. Ancak bu yıllarda gömlek satışı ile adı daha fazla anıldığından Annuaire Oriental adlı ticaret yıllığında, Adliye Sarayı Caddesi'nde (Anafartlar Caddesi'nin eski adı) faaliyet gösteren bir "chemiserie/gömlekçi" olarak kaydedilmiştir. Konfeksiyon ürünlerinin yanı sıra ıtriyat ürünleri de sattığı için 1930 yılına ait bu kayıtlar içinde aynı zamanda parfümeriler arasında da gösterilmektedir.

1923

1930 Yılları ve İlk İmalat

Eyüp Sabri Bey, her şeyden habersizce yaptığı İstanbul seyahatlerinin birinde bir esansçıdan öğrendiği kolonya imalatı ile hem kendisinin hem de ailesinin yaşamını kökten değiştirecektir.

Cumhuriyet'in en temel sanayi kuruluşları olan şeker fabrikalarının yan ürün olarak alkol üretimine başlaması bu yeni iş kolunun önünü açar. Eyüp Sabri Bey de daha sonraları ismine büyük bir şöhret kazandıracak kolonya üretimine yönelmeye karar verir.

Yurt dışından gelen esanslarla 1933'te kolonya imalatı ve satışına başlar. Bu tarihte Eyüp Sabri Bey dışında Ulus'ta kolonya üreten bir de Ömer Nail Bey vardır. Ancak Eyüp Sabri Bey'in kolonyaları kısa sürede dikkat çeker. Mağaza önünde ilk kolonya kuyrukları da bu yıllarda oluşmaya başlar. Çankaya Köşküne de gönderilen kolonyalar Atatürk’ün misafirlerine de sunulmaktadır. Bu misafirler arasında Ankara'yı ziyaret eden Şah Rıza Pehlevi de vardır. Kendisi Eyüp Sabri Kolonyalarını çok beğenince Çankaya Köşkü'nden altı şişe hediye kolonya siparişi gelir. Özenle paketlenen kolonyalar bu kez de İran Şahı'nın sarayının yolunu tutar.

1930'lu yıllarda kolonyalar başkentin yaşamına renk katmıştır. Bu yıllarda hiç alışık olunmayan promosyon yöntemleriyle hem mağazanın şöhretini arttırdı hem de sunduğu ürünler ile ilgili bir koku alışkanlığını geliştirmeye başlar. Bu amaçla yaptığı en önemli girişim hazırlanan ürün kataloğu olmuştur. Broşür şeklinde hazırlanmış kataloğun, kolonyanın bir tüketim malzemesi olarak benimsetilmesi amacıyla posta kutularına, kapılara bırakılarak dağıtımı gerçekleştirilir. Kataloğa bir de promosyon amaçlı bedelsiz kolonya kuponu eklenir. Mağazaya gelen müşterilerine on iki-on üç çeşit kolonyadan arzu ettiklerini bedelsiz olarak seçebilmesini sağlayan kuponlar verilir bu sayede pek çok aile için kolonya evlerinin olmazsa olması haline gelmiş olur.

Satın alma şartı olmaksızın yapılan bu promosyon ile zamanla kolonya talebi diğer ana ürünlerinde önüne geçer. 1936 yılında basıldığı tahmin edilen kataloğun kapağında "Eyüp Sabri, Muharrem ve Mehmet Tuncer Kardeşler" yazmaktadır. Kataloğa göre firmanın ürünleri arasında şapkalar, kasketler, gömlekler, boyunbağları, yakalar, atıklar, fanilalar, çoraplar, pijamalar, kazaklar, eldivenler, çantalar, şemsiyeler, terlik, şason denilen hafif ayakkabılar ve itriyat malzemeleri gibi ürünler de bulunmaktadır.

Katalogdaki resimler tek tek Eyüp Sabri Bey tarafından çizilmiş ve her bir ürün için ayrı birer slogan tasarlanmıştır. “Müşterilerimizin memnun kalacakları mallar satmak gayretindeyiz” gibi naif ve saygılı ifadeler de sloganlar arasında yer alır. Eyüp Sabri Bey kolonyasını tanıtmak için büyük bir çaba sarf etmiştir. O yılların Türkiye’sinde görülmemiş yöntemlerdir. Tiyatro ve sinema salonlarına koku dökülmesi, bedelsiz kolonya numunelerinin dağıtımının yanı sıra bidonlarla Atatürk Orman Çiftliği’ne gider, tren garındaki yüksekçe bir mevkiden toplanan kalabalığa kolonyayı anlatır sonra da dinleyenlere ikram eder.

1930

1940 Yılları ve Savaş

Ürünler içinde kolonya, Eyüp Sabri Kolonyalarını benzerlerinden ayıran bir ürün konumundaydı.

Ancak II. Dünya Savaşı ile yaşanan döviz darlığı nedeniyle yurt dışından getirilen esanslara da sınırlama getirilmiştir. Kolonyanın en temel maddelerinin özel izinlere tabi olduğu bu yıllarda Eyüp Sabri Bey de dükkanının bu cazibe kaynağından mahrum kalır.

Bu koşullar altında Eyüp Sabri Bey, 1940’lı yıllar boyunca müessese, pijama gibi pek çoğunun üretimine aile üyelerinin de katkı sağladığı konfeksiyon ürünlerine yönelir. Ticaret kayıtlarında adı hala Eyüp Sabri Tuncer, tuhafiyeci, parfümeri, şapkacı, konfeksiyoncu şeklinde anılmaktadır. Kapı numarası birkaç kez değiştiyse de kimi kaynaklarda Çocuksarayı Caddesi, Adliye Caddesi diye de anılan Anafartalar Caddesi’ndeki mevkiini koruyordu. 1940’lardan 1950’lere ürettikleri konfeksiyon ürünleri içinde özellikle ısmarlama gömlek ve pijamalar yoğun ilgi görmüştür. İşyerlerinin 1942’de yaşadığı yangının yaraları da aile fertlerinin gayretleri ve ürünlerinin gördüğü ilgi sayesinde sarılabilmiştir.

1940

1950'li Yıllarda Esans Çalışmaları

Bu yıllarda Eyüp Sabri Bey’in oğlu Sabahattin Tuncer liseyi bitirdikten sonra Ziraat Fakültesi’nde üç yıl çalışmış, fakat babasının isteği üzerine yine onun gözetimi altında işlerin başına geçmiştir.

Yıllar önce babasının ilgisini çeken kolonya imalatı onun da aklındadır. Zaten başladıktan sonra iş yerinin çehresi de değişmiş, 1950'li yıllarda canlanan ekonomi yüzlerini güldürmüştür. Sabahattin Tuncer'in arayışları da böyle bir dönemde başlar. Bu sanatı nasıl öğrenebileceğini araştırırken koku konusunda uzmanlaşmış bir kimyager olan Karayan ile tanışır. Kendisi ile bir süre ticaret yapsa da onun ufkunu asıl açan Vahe Karayan'ın kitaplığında gördüğü bir kitap olur: Felix Cola tarafından kaleme alınan “Le Livre Du Parfumeur “. Kitabı temin ettiğinde hem aradığı formüllere hem de Avrupa'daki saygın esans üreticilerinin listesine ulaşmıştır.

Sabahattin Bey yurt dışındaki esans üreticilerine mektuplar yazarak onlardan ürünleri hakkında bilgi ister. Uzun bekleyişin ardından içlerinden yalnızca bir tanesinden, L. Givaudan firmasından cevap gelir. Babasının endişelerini giderdikten sonra küçük bir parti esans ile oldukça düşük bir maliyetle ilk limon kolonyasını üretir. Kendi ürününü daha ehven bir fiyata üreten bir işletme haline gelmesi Eyüp Sabri Tuncer markasının değerini katlamasını sağlamıştır. Makul fiyatlar müşteri sayısını da olumlu etkileyince kolonya kuyrukları uzamaya başlar.

1950

1960'lı Yıllar ve İlk Limon Kolonyası

Eyüp Sabri Bey’in oğulları ile yürüyen işyeri 1961 senesinde şirketleşir, “Eyüp Sabri Tuncer ve Oğulları Kolektif Şirketi” haline getirilir.

Şimdi sırada yurt dışından gelen esansları da yerli imkanlarla üretme meselesi vardır. Sabahattin Bey yurt dışına yaptığı bir seyahatle bu konudaki bilgi birikimini arttırır ve 1967'de kendisine ait limon kolonyasının formülünü geliştirir.

Eyüp Sabri Tuncer, Ankara için artık bir sembol olmuştur. Yol tariflerinin Eyüp Sabri Tuncer mağazasına göre yapıldığı, Ankara’yı anlatanların da “Ankara’nın kolonyacısı” diyerek söz etmeden geçemez olduğu bir konumdadır. Sabahattin Bey’in yanından ayırmadığı, müşterilerine ve tedarikçilerine ikram ettiği kolonyasını yıllar içinde sevenler arasında nice ünlüler ve tutkunları olacaktır.

1960

1970'li Yıllarda Üretim Merkezi Açılıyor

Kolonyaya olan talep giderek artar üretim için daha geniş alana ihtiyaç duyulmaktadır.

1970 yılında Ulus'ta Işıklar Caddesi'nde bir bina üretim merkezi haline getirilir. Kendi iş süreçlerinin haricinde çevresini de her zaman destekleyen anlayışı ile yerli esans üretimi için destekte bulunulmaya başlanır. Yerli kokulu ürünlerden narenciye kabuk yağları, lavanta çiçeği, kekik ve benzeri esansları artık Türkiye'de üretilebiliyordur. 1972 yılında işi tamamen devralan Sabahattin Bey ile Eyüp Sabri Tuncer markası olarak çok ortaklı, halka açık bir şirket olma amacı ile aynı yıl anonim şirket yapısına geçilir.

1970

1980'li Yıllar ve Yenilikçi Üretim

1980'lerde Eyüp Sabri Tuncer kolonyaları artık Türkiye'nin her yerinde satılan, kolonya deyince ilk akla gelen markaya dönüşmüştür.

1920'lerdeki küçük dükkândan bu yıllara sadece bir aile mirası değil aynı zamanda bir ticaret ahlakı da yaşatılmıştır. Her şeyin kayıtlı olması, vergilerin tam ödenmesi, müşteri hakkının ödenmesi ve elbette memnuniyetinin sağlanması, dükkânın gizli ortağının Türkiye Cumhuriyeti olduğu hiçbir zaman unutulmayacaktır. Bu prensipler devlet nezdinde de anlam taşıyor olmalıdır ki 1985 yılında KDV uygulaması ilk yapıldığında seçilen pilot kuruluşlardan bir tanesi de Eyüp Sabri Tuncer markası olmuştur.

1980

1990'lı Yıllar ve Yenilikçi Üretim

Eyüp Sabri Tuncer kolonyaları artık Türkiye’nin her yerinde satılan ve kolonya deyince akla ilk gelen marka olmuştur.

1994'te Engin Tuncer işleri babasından devralır. Aile bireylerinin elinde bulunan şirketin hisseleri de büyük ölçüde bir araya toplanır. Engin Tuncer'in de babası gibi hayalleri vardır. Ulusal markasına ait klasik ürünlerini koruyarak, yeni bir yüzle dünya pazarına açılmak ister. Engin Tuncer Sabahattin Tuncer’den görevi devraldıktan bir yıl sonra, Ankara Lalahan’da 7000m2 bir alan üzerinde son derece modern, tamamen bilgisayar tabanlı üretim sağlayabilen, yüksek üretim kapasiteli bir fabrika kurar. Bu fabrika ile birlikte üretim kapasitesinin artışı, yeni ürün ve pazar arayışlarının da alt yapısını oluşturacaktır.

1990

2000'li Yıllar ve Büyüme Hedefleri

Engin Tuncer aile markasını Türkiye’nin kültür mirası haline getirmek hedefiyle çıktığı yolda, ürün çeşitlerine kolonya dışında yeni ürünler ve alt markalar eklemeye devam ederken, marka bilinirliğini artırmak amacı ile tanıtım projelerine ağırlık verir.

Artık tüm iş süreçleri son teknoloji ile üretiliyor ürün gamına kolonya dışında yeni ürünler yeni alt markaları ekleniyordur. Amacı aile markasını Türkiye’nin kültür mirası haline getirmek olan Engin Tuncer, marka bilinirliğini arttırmak adına 2003 yılında ilk televizyon reklamını yapar. Daha sonra genişleyen ürün çeşitleriyle birlikte 2007 yılında çekilen reklam filmleri sayesinde, bitmek üzere olan oda kokusu sektörünü canlandıran bir politika izler. Bu sayede yeni ürünlerin önünü açmış olur. 2007 yılında yenilikçi ürün konsepti ile Gizli Bahçe, 2009 yılında genç marka algısıyla Perfume Jewels, doğal ve organik konsepti ile EST 1923 markası kurulur. 2007 yılında yapılan yeniliklere bir yenisi daha eklenir ve o dönem genişleyen ürün yelpazesindeki ürünler web sitesi üzerinden uygun fiyatlarla satışa sunulur. Böylelikle Eyüp Sabri Tuncer’in Türkiye’de online olarak satış yapan ilk kozmetik markalarından biri olması sağlanmıştır. O günlerde artan internet alışverişleri yapılan kampanyalarla daha da artış gösterir ve alışılmışın dışında olan bu pazarlama stratejisi ile sektörde markayı daha da ön plana çıkarır.

2000

2010 Yılı ve Yeni Ürün Kategorileri

2011 yılında hazırlanan “Cumhuriyetin Kokusu” belgesi ülkede yine bir ilk olacaktır. Kolonya ile birlikte sıvı sabun, losyon vb. kişisel bakım ürünlerini de üretmeye devam eden Eyüp Sabri Tuncer, kozmetik sektöründe Braille Alfabesi kullanan ilk marka olmuştur. Nitelikli insan kaynağını daima önceleyen Eyüp Sabri Tuncer bu alanda özel projelere imza atmaya devam eder.

2011 yılında Mithat Bereket imzalı, müziklerini Fahir Atakoğlu’nun yaptığı Türkiye’nin ilk ve tek koku belgeseli olan “Cumhuriyet’in Kokusu” belgeseli yayınlanır. Firmanın köklü tarihini anlatan bu belgesel, özel kokusu ile sunularak Darüşşafaka’nın sosyal sorumluluk projesine maddi katkı sağlamıştır.

2011 yılından bugüne başta kolonya ürünleri olmak üzere sıvı sabun, losyon vb. kişisel bakım ve ev bakım ürünlerinde Braille Alfabesi kullanan ilk marka olan Eyüp Sabri Tuncer, ürünleri ile Altınokta Körler Derneği’ne düzenli olarak destek sağlıyor. Çölyak rahatsızlığı olan kullanıcılarının talepleri ve hassasiyetleriyle geliştirdiği glutensiz ürünleriyle de sektörde önemli bir yeniliğe imza atmıştır.

Eyüp Sabri Tuncer markası, 2015 yılının başında nitelikli insan kaynağını desteklediğini belirten ve ara eleman yetiştirme konusunda dünya genelinde başlatılan, ülkemizde de bir ayağı yürütülen GAN Küresel İşbaşında Eğitim Ağı’nın ilk imzacılarından biri olur. Üyesi olduğu GAN ile sektöre uygun nitelikli eleman yetiştirilmesi konusunda eğitim ve istihdamın arttırılmasını hedefleyerek, projede yer alan çalışanların stajyer konumundan daha üst noktalarda yer almasını ve mesleki teknik donanıma sahip olmasını desteklemektedir. Bu bağlamda 2015 senesinin son çeyreğinde başlatılan çalışma ile çalışan eğitimini ve performansını ön planda tutarak iş süreçlerini geliştirmeye devam etmektedir.

Toplumsal sorumluluk bilinci ile geliştirdiği birçok proje ile 100 yıldır güven inşa eden Eyüp Sabri Tuncer markası, Türkiye’nin koku duayeni olma görevini devam ettirerek ve dünya çapında mağazalaşmaya yönelik adımlar atarak dünya markası olma yolunda ilerler.

1923

2015 ve Günümüz

Türkiye'nin ilk yerli limon kolonyası formülünü geliştiren marka yok olmaya yüz tutmuş̧ öz değerleri yeni nesillere aktarırken; dünyadaki yenilikleri takip eden, meraklı, cesur ve yenilikçi bir marka olarak her geçen gün büyümeye devam ediyor.

Son dönemde florürsüz, titanyum dioksit, sls, sles, şeker, tuz içermeyen diş macunları ile yeni bir kategoride ses getiren Eyüp Sabri Tuncer markası; parabensiz, glutensiz, sıvı sabun, vücut losyon, şampuan, bebek ürünleri vb. kişisel bakım ürünlerinin yanı sıra vegan ve vejetaryen ürünleriyle; ürün geliştirme çalışmalarına sürekli yatırım yapan yenilikçi bir marka olarak da toplumun gelişen ve değişen ihtiyaçlarına eksiksiz cevap veriyor. Ev bakım kategorisinde ise; yüzey temizleyici, mutfak sabunu, oda kokuları, bebek çamaşır yıkama sıvısı ve dezenfektan ürünleri yer alıyor.

Ürün geliştirme ve üretim süreçlerinde hayvanlar üzerinde test edilmeden özel teknikler ile çalışmalarını devam ettiren Eyüp Sabri Tuncer, her dönemde doğaya saygılı üretime önem vermiştir ve bu tutumunu hassasiyetle sürdürmektedir. 2016 yılında Avrupa Vejetaryen Birliği tarafından onaylanan ve tüm dünyada en güvenilir vegan/vejetaryen ürün etiketi olarak kabul edilen V-LABEL sertifikası kapsamında Türkiye’nin Vegan Sertifikalı ilk kozmetik markası; Eyüp Sabri Tuncer olmuştur. Ürünlerinin tüm üretim aşamalarında ve uygulamalarında yüksek kalite seviyesinin korunmasına yönelik gösterdiği hassasiyet ile ürün güvenliği ve güvenli üretim konusunda GMP (Good Manufacturing Practices) belgesinin, TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi, TS EN ISO 14001:2015 Çevre Yönetim Sistemi, OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerinin ayrıca Tüm Tüketicileri Koruma Derneği tarafından kendi kategorisinde en çok beğenilen ve tercih edilen marka belgesinin de sahibidir.

100 yıllık hikayesiyle Türkiye’nin en köklü ve güçlü markalarından biri olan Eyüp Sabri Tuncer, artık sadece Ankara’da değil, yaygın satış ağı ve e-ticaret mağazası ile ürünlerini tüm Türkiye’ye sunarak İstanbul’da da kendi mağazasında sevenleriyle bir araya gelmektedir. Yurt içinde ve yurt dışında yüzlerce farklı satış noktasında bulunan Eyüp Sabri Tuncer, yeni mağazasında da geleneksel olana, yenilikçi ve modern bakış açısıyla yaklaşarak farklı kategorilerde geliştirdiği 670’ten fazla ürününü ziyaretçileriyle buluşturuyor.

1923
Çerez Kullanımı

Alışveriş deneyiminizi iyileştirmek için, sitemizde çerezler kullanmaktayız. Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikaları'inceleyebilirsiniz.